İSPANYOL DEVRİMİ VE İÇ SAVAŞI SIRASINDAKİ TARIMSAL KOLEKTİFLER HAKKINDA GERÇEKÇİ BİR YAKLAŞIM
İspanya İç Savaşı sırasında kolektifleştirme olgusunun tarihi, daha başlangıcından itibaren tartışmalı bir mahiyet arz etmiştir. Anarşizme sempati duyan ve Komünizme husumet besleyen çağdaş gözlemciler, işçi ve köylü kolektiflerine ilişkin ilk anlatıları kaleme aldılar. Bunu izleyen Cumhuriyetçi ve Komünist yazarlar ise, büyük ölçüde mazur gösterici (apologetik) bir nitelik taşıyan bu literatürü ya büsbütün görmezden geldiler ya da peşinen değersizleştirdiler. 1960’larda Yeni Sol’un yükselişi, devrimci tecrübeye yönelik ilgiyi ve empatiyi yeniden canlandırdı. Özellikle Noam Chomsky’nin polemik mahiyetindeki makalesi, tartışmayı yeniden alevlendirdi. Chomsky, liberteryen selefleriyle paralel biçimde, iç savaş sırasında anarşistlerin başarılarının hem liberaller hem de Komünistler tarafından örtbas edildiğini ileri sürmekteydi. Chomsky, söz konusu kolektiflerin “iktisadî bakımdan başarılı” olduğuna dair hiçbir tereddüt taşımıyor; kolektiflerin karşılaştığı güçlükleri ise devletin d...