Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ABD Sağlık Sistemi: Serbest Piyasa Miti

Resim
  ABD sağlık sistemi üzerine yapılan pek çok eleştiri, The Economist ’in ifade ettiği gibi, Amerika Birleşik Devletleri’nin “sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde serbest piyasaya bırakıldığı birkaç gelişmiş ülkeden biri” olduğu varsayımıyla başlar. Başkan Barack Obama’nın eski danışmanlarından Dr. David Blumenthal da 2013’te New York Times ’a, Amerika Birleşik Devletleri’nde “sağlık hizmetlerini bir serbest piyasa olarak görmeyi seviyoruz” demişti. Oysa bu varsayım durumu tersine çeviriyor: Gerçekte, zengin ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, en az serbest sağlık piyasasına sahip ülkelerden biri olabilir. Serbest bir piyasada hükümetin sağlık harcamaları üzerindeki kontrol oranı %0 olurdu. Oysa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Amerika Birleşik Devletleri’nde hükümetin sağlık harcamalarının %84’ünü kontrol ettiğini bildirmektedir. Aslında hükümet, Amerika Birleşik Devletleri’nde sağlık harcamalarının payını, açıkça toplumsallaştırılmış sağlık sistemlerine sahip...

Mutualizm: Hırsızlığı Meşrulaştıran Bir Felsefe

Resim
Sosyalizm–komünizmin çöküşü , kapitalizme yönelik düşmanlığın yeni bir dışavurum kanalı olarak çevreciliğin dikkat çekici biçimde yükselmesine yol açmakla kalmamış, aynı zamanda eski anarşist hareketin kalıntıları içinde de —elbette çok daha sınırlı ölçekte— bir canlanmayı beraberinde getirmiştir. Bu eski akımın günümüzdeki uzantıları kendilerini zaman zaman “liberteryen” ya da “sol-liberteryen” olarak adlandırmaktadır. Bu kalıntı hareketin en öne çıkan damarlarından biri ise “Mutualizm” adını taşımaktadır. Bu akımın felsefesi son dönemde Kevin Carson adlı bir yazarın Studies in Mutualist Political Economy adlı kitabında ortaya konmuştur (Fayetteville, Arkansas, 2004, özel basım). Ben bu eseri Journal of Libertarian Studies ’in güncel sayısında değerlendirmiş bulunuyorum. İncelememin giriş kısmı da bu sitede 10 Haziran tarihli blog yazımda yer almaktadır. Bu metindeki amacım, söz konusu incelemenin şu paragrafını ayrıntılı biçimde açmaktır: Örneğin, ben —Carson’ın kendi ölçütlerin...

Javier Milei’yi Savunmak: Kevin Carson’ın “Helikopterler Hariç Her Şey” Başlıklı Yazısına Karşı Bir Yanıt

Resim
Geçtiğimiz günlerde sol-liberteryen bir düşünür olan Kevin Carson’ın “Everything But the Helicopters” başlıklı kısa makalesini okudum. Carson bu metinde, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’ye yönelik, öngörülebilir olmakla birlikte dikkate değer ölçüde sert bir eleştiri yöneltmektedir. Milei’yi yalnızca “sahte bir liberteryen” olarak nitelemekle yetinmemekte; onu Donald Trump, Viktor Orbán ve hatta Vladimir Putin gibi çeşitli otoriter liderlerle aynı kategoriye yerleştirerek oldukça kapsamlı bir suçlama dizisi ortaya koymaktadır. Ne var ki Carson’ın analizinin büyük bir bölümü yapısal bir sorundan muzdariptir: Ortaya koyduğu eleştiri, Arjantin’in siyasal, toplumsal ve ekonomik gerçekliğinden neredeyse bütünüyle kopuk bir perspektiften şekillenmiş bulunmaktadır. Felaket ve Akabinde Yaşananlar Bir Arjantinli olarak, ülke tarihinin en ağır ekonomik ve siyasal çalkantı dönemlerinden biri olan 2000’li yılların başında dünyaya gelmiş bulunmaktayım. Çocukluğum, normal bir yaşamın en temel...